İslam ve Toplumsal Cinsiyetin Epistemik Politikaları: Dekolonyal Bir Dönüm Noktası [*] Shuruq Naguib[**] İslami çalışmalar çerçevesinde bir analiz kategorisi olarak toplumsal cinsi- yet üzerine eleştirel yaklaşımlar geliştirmenin hem entelektüel hem de kültürel zorlukları bulunmaktadır. Toplumsal cinsiyetin analitik açıdan önemli oldu- ğu üstü kapalı bir şekilde kabul edilse de bu iki kategorinin kesişimiyle son derece tartışmalı bir araştırma alanı ortaya çıkmış, hedefleri, uygulamaları ve etkileri itibarıyla Müslümanların ve başka grupların içinde kutuplaşmalara yol açmıştır. Üstelik bu alanın uzmanları da çoğunlukla kadınlardan oluştuğu için cinsiyetlendirilmiş bir yapısı vardır. Genel olarak Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarında da bulunan bu karakteristik özellik, söz konusu alanın çağdaş akademik camianın çeşitli disiplinlerinde marjinal bir epistemik ve kurumsal konumda bulunmasının nedenlerindendir.[1] Aynısı İslam ve Toplumsal Cinsi- yet için de geçerlidir ancak burada başka faktörlerin de rolü bulunmaktadır: İs- lam ve Toplumsal Cinsiyet çalışmaları, çoğunlukla Müslüman ya da Müslüman [*] Naguib, S. “İslam ve Toplumsal Cinsiyetin Epistemik Politikaları: Dekolonyal Bir Dönüm Nok- tası”. (Çev. Osman Nuriler). İslam ve Toplum Araştırmaları Dergisi, Amerika, Sayı 1, 87-103. https://doi.org/10.35632/ajis.v38i1.3646. [**] Birleşik Krallık’taki Lancaster Üniversitesi’nde İslami İlimler alanında öğretim üyesidir. Dok- torasını Manchester Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları Bölümü’nde İslami İlimler alanında ta- mamlamıştır. Dr. Shuruq’un araştırmaları iki temel alanı kapsamaktadır: Klasik ve modern öncesi entelektüel ve metinsel gelenekler, özellikle Kur’an hermenötiği ve ibadet hukuku; ve yirminci yüzyıl ve çağdaş Müslüman kadın akademisyenlerin geleneği nasıl yorumladıklarına odaklanarak Müslümanların moderniteye tepkileri. Dr. Shuruq, klasik sonrası Kur’an yorumunda ve Arap reto- riğinde metafor, Kur’an’ın feminist hermenötiği ve Bint al-Shati’’ye özel ilgi duymaktadır. İslam’da çağdaş kadın müfessirler ve fakihler üzerine çeşitli araştırmaları bulunmaktadır. [1] Maria do Mar Pereira, Power, Knowledge and Feminist Scholarship: An Ethnography of Acade- mia (Londra: Routledge, 2017). )) !"#$%&%'$(!)%*+%,-.(/)%!0!1,#0)!(!0#%2+03'$'4%!)+0'5! geçmişi olan kadınlar tarafından yürütülmektedir. Dolayısıyla, Kadın ve Top- lumsal Cinsiyet çalışmalarıyla bağdaştırılan marjinal anlayışlar burada hem hafifletilmekte hem de yeniden üretilmektedir.[2] Erken dönem İslam ve Toplumsal Cinsiyet çalışmalarındaki postkolonyal yaklaşımlar sayesinde, yeni gelişen bu alan Müslüman kadınlara ilişkin or- yantalist klişelerin yapısöküme uğratılmasında dikkat çekici roller üstlenmiş- tir. Leila Ahmed’in Women and Gender in Islam: Historical Roots of a Modern Debate [İslam›da Kadın ve Toplumsal Cinsiyet: Çağdaş Bir Tartışmanın Tarihsel Kökleri] (1993), Deniz Kandiyoti’nin Gendering the Middle East [Orta Doğu’yu Cinsiyetlendirmek] (1996) ve Lila Abu-Lughod’un Remaking Women [Kadınların Yeniden İnşa Edilmesi] (1998) başlıklı yapıtlarında, Edward Said’in 1978 tarihli Şarkiyatçılık eserinden de faydalanılarak İslam’a dair toplumsal cinsiyet temelli özselleştirmelere karşı eleştirel incelemeler sunulmuştur. Temel metinleri top- lumsal cinsiyet eşitliğini baz alarak yeniden değerlendiren Amina Wadud imza- lı Kur’an ve Kadın (1992) gibi çalışmalarla, bir başlarına postkolonyal nitelikler taşıyan karşı okumalar yapılmıştır. Öte yandan, İslam ve Toplumsal Cinsiyet çalışmalarıyla ilgilenen Müslüman kadın akademisyenlerin sayısındaki artış, Müslüman kimliğinin küresel ölçekte ırksallaştırılması ve 11 Eylül sonrası yükselen İslamofobi ile aynı dönemde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, bu insanlar, mensubu oldukları akademik ve dinî topluluklar eliyle her iki taraftan hedef alınmıştır. Batı akademilerinde araştırmalarını içeriden savunmacı olma itha- mıyla karalamak amacıyla Müslüman kimliklerine göndermede bulunulmuş[3] veya tam tersine İslam’ın ilerlemeci ve niş bir yorumunu dillendirdikleri için övülmüştür. Bu alanı Juliane Hammer’ın ifadesiyle “köşeye sıkıştırılmış ve tec- rit edilmiş” ifadesiyle tanımlamak esasında daha isabetli olacaktır.[4] “Gelenek” olarak algılanan unsurları muhafaza etmeye çalışan Müslü- manların akademik kurumları ve oluşumlarında, toplumsal cinsiyet analizini açıkça feminist amaçlarla kullanma girişimleri çoğu zaman şüpheyle karşılan- maktadır. Ancak gelenekçi entelektüel tepkilerde çeşitlilikler de göze çarpmak- tadır. Bir yanda, iki tarafın da ortak aleyhtarı olan gayrimüslimlerin İslamofo- bik ve oryantalist eğilimlerine karşıt olma duygusu paylaşılırken, diğer yanda bu akademisyenler kültürel emperyalizmin temsilcileri olarak görülmekte ve [2] Juliane Hammer, “To Work for Change: Normativity, Feminism, and Islam,” Journal of the American Academy of Religion 84, no. 1 (2016): 98–112. [3] Aaron Hughes, Islam and the Tyranny of Authenticity: An Inquiry into Disciplinary Apologetics and Self-Deception (Sheffield: Equinox Publishing Ltd, 2015), 77. [4] Hammer, “To Work for Change,” 656. )*>%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*%5"7*10*+@L537%"5*M-)%-C0:-)*9L-%:07-#*N@5-:-#"5",&8*<0#@5@)C"5*;-,*